Teknolojik gelişim Süreci ve İnsanlık

Teknolojinin gelişimi insan oğlunun varoluşu ile başlamış ve insan oğlu yaşadığı müddetçe devam edecektir.

İnsan oğlu dünyaya ilk geldiği günden belli her zaman yenilik ve hayal gücü ile ileriye bakmış. Gelecek nesiller adına kimi zaman faydalı birçok eser bırakırken kimi zamanda zararlı silahlar üretmiştir.

İnsanoğlu var olduğu günden belli teknolojik gelişmeler her zaman olmuştur. İlk insanların yaşadığı dönemlerde ateşin bulunması, o dönemin şartlarında en büyük teknolojik gelişme olarak karşımıza çıkmıştır. Taş ve kayaların yontulmasıyla yapılan savaş araç gereçleri yani silahlar, daha sonraki dönemlerde maden işlemeciliği ve paranın icadı, tekerleğin bulunmasıyla atlı arabaların kullanıma sunulması, devirlerine göre hep bir teknolojik gelişme olarak karşımıza çıkmıştır.

Teknolojinin gelişimi kimi bilim insanlarına göre sanayi devrimi ile başladı deseler de, geçmiş dönem uygarlıkları, Eski Mısır, Maya uygarlığı, Roma İmparatorluğu ve Çin’de bulunan Uygur piramitleri halen sırrını koruyan belli teknolojilerden bir kaçı olarak karşımıza çıkıyor. Bilim insanlarının araştırmaları da gösteriyor ki, insanoğlu başta her şeyi bilirken daha sonra karmaşalar savaşlar sebebiyle birçok şeyi unutmuş ve yıllar boyu teknolojik olarak belirli evrelerde atılımlar yapmışlar. Özellikle belli uygarlıklar kendi içlerine kapandıkları dönemlerde her zaman teknolojik gelişmelerle ön plana çıkarken (Eski Mısır,Maya,Roma) bazı uygarlıklarda kendilerini geliştirememiş ve yok olmuşlardır.

1500’lü yıllarda İspanyol ve Portekizli denizcilerin okyanus ötesinde yeni kara parçaları keşfetmeleri ile birlikte yeni bir akım başlamış ve bu yeni kıtaları paylaşmak isteyen devletler aralarında savaşlar yaparken yeni nesil silahlar üretmeye başlarken insanlık yararına kullanılacak icatlar ile de geleceği şekillendirmişlerdir.

1600’lü yılların sonlarına doğru Sanayi Devrimi ile birlikte, ortaya atılan birçok yenilikçi fikir, gün geçtikçe gelişmiş teknolojilere dönüşmeye başlamış, 1800’lü yıllar ise Teknolojinin çağ atladığı fikir insanlarının ortaya çıktığı dönem olmuş. Özellikle Jul Verne’nin yazmış olduğu hikaye ve romanlar dillerden düşmezken, hayal gücünün gelişmişliğini ortaya çıkaran ve geleceğin teknolojisinin nasıl şekilleneceğini daha o yıllarda kaleme almıştır.

1900’lü yıllar birçok ülkenin birbirleri ile yaptığı savaşlar ile başlamış, 1914 yılında patlak veren 1. Dünya savaşı ile devam etmiş olmasına rağmen, insanlık kana doymamış, 1939 yılında tekrar patlak veren 2.  Dünya savaşı ile birçok ülke kan deryasına dönmüş ve ABD’nin Japonya’ya attığı atom bombası ile birlikte bu büyük savaş sona erse de günümüze kadar savaşlar devam etmiştir. 1950’li yıllarda insanlık başka bir dünyaya uyanmış gibi, bir anda insan nüfusu artmaya ve şehirleşme ve sanayileşme çoğalmaya başlamış. Gelişen teknoloji zamanla insan gücünün yerini robotlar ve makinalarla doldurmaya başlamış ve gün geçtikçe çalışan sayısını azaltmayı amaçlamıştır.

Özellikle Büyük dünya ülkelerinin insan gücünden faydalanmadan üretim yapan teknolojiler kullanması ve teknolojiyi insanlara satması, iş gücü düşük tüketime dayalı toplumlar oluşturması, teknolojinin geldiği noktanın insan oğlunun faydasına değil de zararına işlediğinin göstergesi olarak göze çarpmaktadır. Özellikle 1800’lü yılların sonlarında 1900’lü yılların ortalarına kadar yaşamış insanlık yararına birçok faydalı proje üretme çabasında olmasına rağmen sürekli durdurulan bilim insanı Nicola Tesla’nın birçok projesinin ABD’nin askeri güçlerinin elinde olduğu bilinmekte. Birkaç projesinin ABD tarafından kullanıldığı söylense de, Nicola Tesla’nın projelerini şifreli metinler içine sakladığı sarmal sayılar ile hesaplamalar yaptığı söylenmektedir.

Elektrikli motorun mucidi, Radyo frekanslarını ilk keşfeden ve Uzaya dahi frekans gönderen ilk isimdir Tesla, bugün gelişen teknolojinin hayalini Jul Verne romanlarında dile getirmiş, Nicola Tesla projelendirmiştir. Eğer ki imkan verilseydi Nicola Tesla, dünyayı bedava elektrik ağı ile aydınlatacağını idda etmişti. Ancak paragöz baronlar bu teknolojinin hayata geçirilmesinin önüne geçmiş ve ömrünün son 10 yılında Tesla’yı sürekli gözlem altında tutmuşlardır.

Bugün kullandığımız birçok teknolojik aletin fikir babası olan Nicola Tesla, insanlık yararına kullanılacak birçok projeyi hayata geçirmek için çok uğraşsa da, kapitalizmin beşiği ABD’de bulunması sebebiyle birçok projesi iptal edilmiş, boykot edilmiş ve ABD tarafından rafa kaldırılmıştır.

Teknolojinin ilk çıkış noktası olan ülkeler İngiltere ve ABD, gün geçtikçe kendi yüklerini hafifletmek için Çin ve Asya ülkelerine yatırımlar yapmış ve teknolojinin gelişimini bu ülkeler üzerine yıkmıştır. Teknolojik ürünlerin patentlerinin satışını yapan ABD ve İngiltere silah sanayisini geliştirmeye ve yapay zeka üzerine çalışmalara daha fazla ağırlık vermeye başlamış gözüküyor. Özellikle son yıllarda 3D yazıcılarında yavaş yavaş hayatımıza girmesiyle, insanlığın gelecekte iş potansiyelinden çok tüketen toplumlar yığınına dönüşecek gibi. ABD ve İngiltere’nin nüfus yapılanmalarını belli seviyede tutmaları, insan genleri üzerinde oynamaları ve yapay zekalı robotlar ve insansılar üzerinde çalışmalar yaptıkları gelen bilgiler arasında.

Gelecek ne şekilde şekillenecek, teknoloji ne şekilde gelişecek her şey zamanla göreceğiz. Şu an için insanlığın tamamen tüketime dayalı bir toplumlar zinciri ile çevrildiği gözüküyor. İnşallah gelecek nesiller bu tüketim zincirini kırmayı başarır ve teknolojiyi insanlığın yararına kullanır.

 

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Close
Close

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker
maltepe escort alanya escort kartal escort manavgat escort