Ne Kadar Yerli? Ne Kadar Milli?

Son yıllarda Devlet politikamızın Yerli ve Milli üretime döndüğü görülse de üretilen ürünlerin ne kadarı Yerli ve Milli?

İlk yerli ve Milli otomobilimiz Devrim’in hikayesini birçok vatandaşımız bilir. 1961 yılında o dönemin Cumhurreisi Cemal Gürsel Paşanın özel talimatıyla 23 mühendisin çalışmaları sonucu üretilen ilk yerli ve milli aracımız Devrim o dönemin şartlarında yapılmış çok iyi bir araçtı ve 129 gün gibi kısa süre içinde 1 değil 3 adet üretilmişti. 2 tanesi krem renginde olurken, 1 tanesi Ankara’ya götürülürken trende siyaha boyanmıştır.

Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin bulunmayan Türkiye’nin ilk yerli otomobili devrim arabaları, o zamanlar Sıhhiye semtinde bulunan Ankara Demiryolu Fabrikası’na indirildi. Manevra imkanı sağlamak için depolarına yalnızca birkaç litre benzin kondu. Asıl ikmal sabahleyin Sıhhiye’deki Mobil Benzin İstasyonundan yapılacak, sonra da Meclis’e gidilecekti.

“29 Ekim sabahı, Devrim arabaları motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberdar olmadığı için, Mobil’e uğramadan yola devam ettiler. Meclis’in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, alelacele getirilen benzin ilk otomobile kondu. İkinci otomobile benzin konacağı sırada Cemal Paşa Meclis’in önüne gelmiş ve Anıtkabir’e gitmek üzere 2 numaralı benzini henüz konamamış Devrim otomobiline binmişti. Yola çıkıldı. Fakat 100 m. kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa’nın ”Ne oluyor ?” sorusuna direksiyondaki Yüksek Mühendis Rıfat SERDAROĞLU sıkılarak ”Paşam, benzin bitti.” cevabını verdi. Paşa’dan özür dilenilerek 1 numaralı Devrim arabasına geçmesi rica edildi. Buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir’e bu otomobil ile gitti.

Cemal Paşa Anıtkabir’de araçtan inerken “Garp kafasıyla araba yapıyorsunuz, ama Şarklı olduğunuz için benzin koymayı unutuyorsunuz” diyerek hışımla aracı terkeder. Oysa, o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayı da bilmektedirler elbette. Fakat, kimse aksiliğin yaşanan panikten kaynaklandığını cunta liderine anlatamaz ve Türkiye’nin ilk yerli otomobili devrim arabaları daha doğdukları gün bizzat devlet eliyle öldürülürler. Arkalarında, kendilerine doğru düzgün bir teşekkür bile edilmemiş 23 tane gözü pek mühendisi bırakarak…”

Geçmişten günümüze oto yedek parça üretimi yapan bir ülke haline geldik, hatta birçok otomobil firmasının yan sanayi ve orijinal oto yedek parçalarını biz üretiyor ve dünyaya ihraç ediyoruz. Ancak kendi otomobilimizi halen üretebilmiş değiliz. Sebep ise belli kendi ayağımıza kendimiz sıkıyoruz. Girişimcilik Nuri Demirağ olabilmekte birazda. Allah rahmet eylesin. Cumhuriyet’in ilk yıllarından vefatına kadar sürekli çalışmış ve Devlet yararına birçok girişimde bulunmuş olmasına rağmen kıymeti bilinmemiş yaptığı her şeye köstek olunmuş olmasına rağmen Nuri Demirağ son nefesine kadar mücadelesine devam etmişti.

Günümüze baktığımızda ise Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bir Nuri Demirağ göremiyoruz. Yaklaşık 10 yıldır yerli ve Milli atılım yapılmasını isteyen devlet köklü şirketlerden dahi bu özveriyi göremiyor. Geçen sene açıklanan 5 şirketin ortak çalışması ile oluşturulacak yerli ve milli otomobil halen daha bir aşamaya gelebilmiş değil. Prototip çalışmaları ortaya çıksa da seri üretimin ne zaman başlayacağı halen bilinemiyor. Kendi ülkemizde Toyota, Hyundai, Renault, Fiat marka araçların üretimine izin veriyoruz fakat kendi yerli ve Milli aracımızı halen seri üretim bandına koyabilmiş değiliz. 1961 sonrası sadece benzin konulmadı diye üretilmesine izin verilmeyen Devrim arabaları gibi bir senaryo var karşımızda, 5 ortak şirket 1 yıl geçmiş ortaya prototip çalışması çıkmamış yerli ve Milli otomobil.

Son dönemlerde haberlerde sıkça rastladığımız Atak helikopteri motoruyla ilgili haberler, ABD motor vermediği için Atak helikopteri siparişlerini askıya almışız ve saire. İnsan sormadan edemiyor yerli ve Milli üretim çalışmalarını yapan ekipler yıllardır sadece şase üretimi konusunda mı kendini geliştirdiler. Ortaya yerli ve Milli bir motor çıkaramadılar mı? Çıkardılar da neden bekletiyorlar. Biliriz ki Devlet her zaman doğru adım atacağı zamanı bekler. Haberlerde bu tür yazıları görmek içimizi sızlatıyor. Sanayi devriminin artık ülkemizde başlaması gerekli. 15 yıldır betona yapılan yatırımlar daire zengini iş adamları ve aileler, halen dairelerini satmanın ve yeni daireler yapmanın peşindeler. Bir ülkenin kalkınması beton ile olamaz, bu yadsınamaz bir gerçek. Halen ülkenin kalkınmasının betonda olduğunu düşünen betonlaşmış kafalar var ülkemizde. ABD 2007 yılında mortgage krizi ile boğuşurken piyasaya karşılığı olmayan para basımı yaparak kendi ekonomisini ayakta tuttu. Bizim ülkemizin böyle bir harekette bulunma lüksü yok. Çünkü dünya piyasasında geçerli akçe Dolar, hangi ülkeye giderseniz gidin ilk olarak Dolar sorulur. Dolar yoksa senin paran geçerlidir. Yüzyıllar boyunca dünya ticaret piyasasında geçerli akçe her zaman altın olmuştu. Ancak son 200 yıldır ABD dolarını dünya ticaretine enjekte ettiler ve vazgeçilmez para birimi olarak bütün ülkelere dayattılar.

Özellikle son 100 yıldır dünya ticaretinde en büyük geçerli akçe dolardır. Dolar olmadan kimse ticaret yapamıyor ithalatı da ihracatı da ülkeler dolar üzerinden yapıyorlar. Bir ülkenin bağımsızlığı ilk olarak Milli sermaye ile olur. Yerli ve Milli üretim ve Milli sermaye ile kalkınma yapmamız gereklidir. Yerli ve Milli üretim yapıyoruz ancak yurtdışına satışımız dolar endeksli, ne kadar yerli? Ne kadar Milli? Ya ticaret şeklimizi değiştireceğiz, ya da paramızı değiştireceğiz.

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Close
Close

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker
maltepe escort alanya escort kartal escort manavgat escort